Kuveyt Petrol Şirketi’nin İran saldırısı olarak nitelendirdiği bir olayda, Kuveyt’e ait ham petrol tankeri Al Salmi, 30 Mart’ta Dubai Limanı’nda demirliyken vuruldu.

Reuters tarafından bildirildiği üzere, saldırı geminin gövdesinde hasara ve yangına neden olarak olası bir petrol sızıntısı konusunda ciddi endişeler yarattı. Dubai yetkilileri, bir drone saldırısı sonucu çıktığı belirtilen yangının başarıyla söndürüldüğünü ve 24 mürettebatın tamamının yara almadan kurtulduğunu açıkladı.

Bu olay, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından bu yana Körfez ve Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik bir dizi saldırının ardından geldi. Bölgedeki gerilimler deniz taşımacılığı güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor.

Al Salmi, Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan yaklaşık 2 milyon varil petrol taşıyordu ve Çin’in Qingdao kentine doğru seyrediyordu. Yetkililer, hasarın boyutunu ve çevre üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirmeye devam ediyor. Bu tür bir olay, deniz ekosistemi için ciddi riskler barındırıyor.

Petrol piyasaları olaya hızla tepki verdi. Reuters’ın bildirdiğine göre, Brent petrolün varil fiyatı erken işlemlerde yüzde 2’den fazla artarak yaklaşık 115 dolara yükseldi ve Mart ayındaki keskin fiyat artışına katkıda bulundu. Bu durum, küresel enerji güvenliği ve arz zincirleri üzerindeki baskıyı gözler önüne serdi.

30 Mart’ta ayrı bir olayda ise, Suudi Arabistan yakınlarındaki bir konteyner gemisi, yakınlardaki suya iki mermi düştüğünü bildirdi, ancak mürettebat güvendeydi. Her iki olayla ilgili olarak da henüz hiçbir grup sorumluluğu üstlenmedi. Bu belirsizlik, bölgedeki denizcilik faaliyetleri için ek bir risk faktörü oluşturuyor.

#DubaiTankerSaldırısı #PetrolSızıntısı #ÇevreselEndişeler #DenizGüvenliği #AlSalmiTankeri #KuveytPetrol #HürmüzBoğazı #PetrolPiyasaları #OrtadoğuGerilimi #KüreselEnerji